Esin ESEN PhD

Home » ÇEVİRİYE DAİR » Algı, Çeviri “ Yerelleştirme [Localisation]” ve “Black Friday” :)

Algı, Çeviri “ Yerelleştirme [Localisation]” ve “Black Friday” :)

Localisation” ya da “language localisation” Türkçeye “yerelleştirme” olarak aktarılmış bir kavram, bir ürünün hedef kültüre uygun şekilde pazarlanmasında, çeviri ve dil olanaklarını kullanarak “yerelleştirilme”sine işaret ediyor. Bahsedilen ürün web sayfası, yazılım, oyun, uygulama ya da farklı bir ürün olabilir. Bu kavram, çeviribilimdeki Skopos ve Eylem Kuramlarıyla örtüşen yönleri olsa da “localisation” sadece ürün pazarlamasına odaklı.

Peki nasıl bir süreç “yerelleştirme”? Diyelim ki elinizdeki ürün dijital bir oyun. Türk pazarında satmak için “yerelleştirmeniz” istendi. Yapacağınız iş sadece Türkçeye aktarmak olmuyor bu noktada. Oyundaki kurgu, karakterler, isimler gibi pek çok öğeyi göz önünde bulundurarak Türk algısındaki karşılıklarını kontrol etmelisiniz. Hedef kültürde rencide edici olduğunu ya da hedef kültüre uymadığını düşündüğünüz bir şey varsa bunu değiştirmek, yeniden oluşturmak gerekiyor. Mesela oyunda İngilizce isimli karakterler var, kötü karakterin ismi de “Pasha”. Türkçe bir sözcüğün kötü karakter olması, hedef kültürde olumsuz olabilir. Yerelleştirme uzmanı, buradan yola çıkarak söz konusu sözcüğü “Kont” gibi bir ifadeye dönüştürebilir. Bu örnekler çok daha geniş kapsamlı da olabilir.

Gelelim “black friday” konusuna 🙂 Daha önce var mıydı bilmiyorum ama son iki gündür televizyon reklamları, cep telefonuma, mailime gelen mesajlar ve sosyal medya yoluyla ülkemizde de “black friday” satışları olduğunu öğrendim. Önce tuhaf geldi. Sonra izlemeye başladım. Gördüğüm büyük çaplı ekonomik getirisi olan bir ürünün yani “black friday” uygulamasının Türkiye’ye aktarılıyor olduğuydu. Sözcüğü “black friday” olarak İngilizce kullananlar çoğunluktaydı. “Efsane cuma” olarak başarılı bir “yerelleştirme” uygulaması yapmış ve sayfasında da benzer bir mantıkla konuyu “büyük indirimlerin yapıldığı” gün olarak açıklamış bir web satış sitesi konuya çok hakimdi. Birileri “kara cuma” olarak çevirme hatasında bulunmuş, sonrasında “bahsettiğimiz Müslümanların cuması değildi” diyerek özür dilemeleri gerekmişti.

Günümüzde “black friday”, Amerika’da Kasım ayında Şükran Gününden sonraki cuma günü, büyük indirimlerin yapıldığı gün. Buradaki “black” sözcüğü kâra geçmek anlamında kullanılıyormuş. Peki Şükran Günü neymiş diye merak ettim.Amerika’da ve Kanada’da kutlanan, hasat bereket bayramıymış. Hasatın bereketine şükrediliyormuş. Çoğunuzun bildiği gibi de, hindi (İngilizcesi Turkey) bu bayramın geleneksel yemeğiymiş. Kökenleri çok eskiye dayansa da 1941’de Amerikan ulusal bayramı olarak kabul edilmiş.

Bu noktada da,“black friday”ın nasıl ortaya çıktığını merak ettim. 1800’lerdeki bir ekonomik krizde ilk defa bu ifadenin kullanıldığı yazıyordu. Yine aynı dönemde Şükran Gününden sonra zenci kölelerin indirimle satılması nedeniyle böyle adlandırıldığı söylense de bunun doğru olmadığı belirtiliyordu. Bu ifadenin 1950’lerde Philadelphia’da ortaya çıkıp 1961’den itibaren o şekilde kullanılmaya başladığı bilgisine de ulaştım.[1]

Kökeni ne olursa olsun, ekonomik bir etkinlik olarak “black friday”ın ortaya çıkışı ancak 1985’lerden sonra oluyor. Aradan 32 yıl geçiyor. Türkiye’de “black friday” reklamları dönmeye başlıyor.  Merak edip araştırdığımda, kültürel bir bağlantısı olmayan Japonya[2] ve İspanya’da[3] da aynı tür reklamların olduğunu gördüm.

Yazıyı bitirirken aklımda Hititlerden Romalılara, Japonlara kadar tarihi süreç içinde inanışlar ve bayramlar, kültürden kültüre aktarılışları dönüp duruyor. Özetle, ekonomik bir ürün olarak “black friday”ın ülkemize girişine hep birlikte tanıklık ettiğimizi söyleyebilirim. Bunu kültürel kökenlerinden bağımsız şekilde yeni kültüre sunmak bir “localisation” örneği. Bir süre sonra gerçekten büyük indirimler sunulmaya başlanırsa benzer bir pazarın oluşması da imkansız değil. Aksan Hoca, Eliot’tan alıntılayarak “Bir ulusu başka uluslar gibi düşündürmek kolay olduğu halde, ona başka uluslar gibi hissetmeyi öğretmek olanaklı değildir” der. Küreselleşen dünyada farklı kültürel öğeler diğer kültürlere hızla karışırken, en önemli nokta olanı fark etmek, sorular sormak ve algımıza sahip çıkmak.

[1] http://www.history.com/news/whats-the-real-history-of-black-friday

[2] https://asia.nikkei.com/Business/Trends/Japanese-retailers-thankful-for-Black-Friday

[3] https://elpais.com/tag/viernes_negro/a

%d bloggers like this: