Esin ESEN PhD

Home » Posts tagged 'Etsuko Shindo'

Tag Archives: Etsuko Shindo

Kedi Peşinde Istanbul!イスタンブルで猫さがし!

イスタンブルで猫さがし!悦子新藤さんの新作!
Etsuko Shindō ‘nun son eseri! Kedi Peşinde Istanbul! (Türkçesi aşağıda)
“見つけたものは、猫だけじゃなかった……。
二色の瞳をもつワン猫をさがして、猫の街イスタンブルを少女たちがかけめぐる!
●トルコの美しい猫――二色の瞳を持つワン猫に会いたい! という口実で、教室から逃げるようにして、父親の赴任先のイスタンブルにやってきた5年生の愛。
アジアとヨーロッパ、2つの世界が見える街で、ワン猫をさがしながら、愛が見つけたものは……?
日本で生neko web icin.jpgまれ育って初めて外国で暮らす愛、幼い時から外国を転々としている未来、トルコ人の父と日本人の母を持ちイスタンブルで生まれ育った勇人――。
バックグラウンドの違う3人の子どもたちが出会い、悩みをぶつけ夢を語り、地元の子たちと衝突したり友情を結んだりしながら1匹の猫をさがす中で、新しい世界に目が開かれていく様子が鮮やかに描かれ、感動を呼びます。”
Kitabın tanıtımından: “Bulduğu şey sadece kedi değildi…
Üç çocuğun maceraları… İki gözü birbirinden farklı renklerde olan Van kedisinin peşinde, kedilerin şehr
i Istanbul’da oradan oraya koşuyor, kendilerini bir maceranın içinde buluyor.
“iki renk gözlü Van kedilerini bulmak istiyorum,” diyerek okulundan kaçıp babasının atandığı İstanbul’a gelen “Ai” . Beşinci sınıf öğrencisi bir kız çocuğu. Asya ve Avrupa… iki dünyanın da bulunduğu bu şehirde aradığı kedinin peşinden giden Ai neyle karşılaşıyor?!
Japonya’da doğup büyüyen, hayatında ilk kez yurt dışında bulunan Ai; küçük yaşlarından itibaren yaşamı bir ülkeden diğerine geçmiş olan Mirai; babası Türk, annesi Japon Istanbul’da doğmuş Hayato… Üç çocuk bir kedinin peşinde onu ararken, gözlerinin önünde yeni bir dünya açılır!”

amazon.co.jp より- çevrilmiştir.

 

ETSUKO SHINDŌ

etsukoJapon yazar. Türkiye ve yakın Asya ile ilgili eserler veriyor. 1980’lerde ilk kez geldiği Türkiye’ye gönülden bağlanmış, sonra Kapadokya’ya gelerek, burada bir köylü kadınla ip eğirmesinden, boyaması, desen seçilmesine kadar her ayrıntıda çalışarak halı dokumuştur. Yaptığı bu çalışmada, bir yandan geleneksel Türk sanatını öğrenirken; köyde yaşayan kadınların nasıl düşündüğü, neler hissettiği, neler yaşadığını anlamaya çalışmak asıl amacı olmuştur. Yazarın kendi ifadesiyle bu anılar onun yaşamının en kıymetli anıları olmuştur. Bu anılarının bir kısmı ilk kitabında yer almıştır. İlerleyen yıllarda yörük hayatını incelemek için Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye’yi gezmiş, bu deneyimlerini “Çobanın Islığı Duyuluyor” adlı eserine aktarmıştır. 1990’larda bir Japon beyle hayatını birleştirmiş, evliliklerinden bir kızları olmuştur. Uzun yıllar yaz tatillerini Türkiye’de geçirmişlerdir. Türkiye’yle kendisini bağlayan en önemli şey sevgidir. Burada kalplerini kazandığı, sevdiği ve onu seven insanların sevgisi.

Eserleri:
(  Eserler Japoncadır, başlıkları Türkçeye çevrilmiştir.)
Göreme Köyünde Halı Dokuyorum (Göreme-mura de jūtan wo oru) Fukuinkan Shoten Yayınevi
Çobanın Islığı Duyuluyor (Hitsujikai no kuchibue ga kikoeru) Asahi Shinbunsha Yayınevi;
Türkiye, Nefis Seyahat (Toruko, kaze no tabi) Tōkyō ShosekiYayınevi;
Uçan Halı (Soratobu Jūtan) Bukkingu Yayınevi;
Zamanı Aşan Kervan (Toki o wataru karavan) Tōkyō Shoseki Yayınevi;
Istanbul’un Gözleri ( Isutanbûru no me) Shufunotomosha Yayınevi;
Mavi Lale (Aoi Churippu) Kōdansha Yayınevi;
Mavi Lale Sonsuza Kadar (Aoi Churippu eien ni) KōdanshaYayınevi;
Kapadokya’da Çatra Patralar (Tsukiyo chatora patora) Kōdansha Yayınevi;
Pembe Küçük Tebeşir (Pinki Chibi-chōku) Doshinsha Yayınevi;
Rop’un Büyülü Tokası (Roppu no fushigina kamikazari) KōdanshaYayınevi;
Hendawane Çekirdeğinin Öyküsü (Hendawane no tane no monogatari) Popurasha Yayınevi
Küçük Patikadaki Dostlar (Tezukuri koji no nakamatachi)  KōdanshaYayınevi

KÜLTÜREL ETKİLEŞİMLER: JAPONYA

kulturel etkilesimler

EDİTÖRLERDEN :Ali Volkan Erdemir – Esin Esen

Uzak iklimleri bir birine bağlayan, her biri kendi alanında söz sahibi akademisyenler ve sanatçılar bu dosyada bir araya geldi. Japonya’dan ve Türkiye’den sesler iki ülke arasındaki ‘naif romantizm’e bir selam gönderip, yerine bu coğrafyada pek bilinmeyen bir Japon imgesinden bahsetti. Bu imgede devasa bir kültür haritasından ayrıntılar var. Kadim zamanlardan, atom bombasına, her iki ülke arasındaki sanatın etkileşimine, etnik kültürlerden, kadim Japon kadınlarına, zenci bir samuraydan, haikuya kadar pek çok konu ele alındı.

Etsuko Shindō, Japon bir yazar. Yazısında çocuk kitaplarını yazmaya nasıl başladığını anlatıyor. Satırları bizleri, Japonya’daki çocuk kitapları satan kitapçılarda gezmeye davet ediyor.

Aynur Küçükyalçın, ilk Türk sumi-e (Japon mürekkep resmi) sanatçısı. Yazısı Japon algısına dair muhteşem ipuçları sunuyor. Japon resmini anlarken atmamız gereken ilk adımlara işaret ediyor.

Aydın Özbek’in yazısı, Türkiye’deki Japonya algısını kısa bir tarihsel süreç içinde ele aldıktan sonra, Japonya konusunda bugüne değin pek değinilmemiş ya da değinilmekten kaçınılmış Ainular – Japon yerlileri üzerine odaklanıyor.

Erdal Küçükyalçın, Yasuke adlı öyküsünde zenci bir samurayı konu ediyor. Japonya ve Mozambik… Binlerce yıldır aynı yerde duran Baobab ağacı Mlapa… ve zenci samuray Yasuke. Gerçek bilgiler üzerine kurgulanmış bu öykü, okuyucusuna bilinmeyen bir zamanın şiirselliğini sunuyor.

Filiz Yılmaz, bildiğimizi sandığımız bir dönemin bize yabancı bir yönünden Japonya’da atom bombası edebiyatından bahsediyor. Çok hüzünlü, bir o kadar da bilinmesi gereken şeyler onun satırlarından bize ulaşıyor.

Charles Trumbull, Güneybatı Amerika’nın doğasını o topraklara özgü haiku şiirleri aracılığıyla anlatıyor. Hiç tanımadığınız bir coğrafyayı, yetmişli yaşlarındaki şairin çocukluğuna, gençliğine dair anılarını on yedi hecelik şiire capcanlı sığdırışı, insanı haikunun sihrine inandırıyor.

Tsuyoshi Sugiyama ve Kajii Motojiro’nun “Limon” adlı öyküsü özenli ve anlaşılır bir Türkçeyle okuyucuya ulaştırıyor. Türkiye’de bilinen Japon edebiyatı Avrupa ve ABD’de popüler olan eserlerin çevirilerinden ibaret; bu noktada Sugiyama’nın Japoncadan çevirdiği öykü daha da önem kazanıyor.

Yusuf Eradam, şair, yazar, düşünür, fotoğraf sanatçısı, tiyatro eleştirmeni, çevirmen ve besteciliğinin beslediği haikularında, kendi deyişiyle ‘az olanda çoğu’ sanatsal bir biçemde, sadelikle ortaya koyuyor.

Esin Esen, kadim Japonya’dan kadın şairlerin sesini duymamızı sağlıyor, sözün ruhu bugüne geliyor.

Rie Kudō Caymaz Japon bir minyatürcü. Bir Japon olarak minyatür sanatına yaptığı yolculuğu anlatıyor. Bin üç yıl önce söylenmiş bir Japon şiirinin minyatürünü bizimle paylaşıyor.

Tolga Özşen, Türkiye’de genel olarak çalışkan, disiplinli, saygılı gibi yüksek değerlerle tanınan Japon insanının mutlulukla ilişkisini, tarihsel dönemler içinde toplumsal ve kültürel değişimler bağlamında inceliyor. Mutluluğun varsıllıkla mı, doğa ile derinleşen ilişkide mi, ya da farklı bir yöntemde mi elde edildiğini, elde edilip edilemeyeceği soruları da Japon toplumu üzerinden bizleri de merakla düşündüren sorular.

Ryō Miyashita, Japon Osmanlı uzmanı ve Orhan Pamuk kitaplarının çevirmeni. Bu iki özelliği, divan şiirini Japoncaya çevirmek üzerine kaleme aldığı yazısında bir araya geliyor. Kültürümüzün Japon kültürüne nasıl aktarılabileceği üzerine onunla birlikte akıl yürütmek okuyucu için de keyifli bir deneyim oluyor.

Ali Volkan Erdemir, Taneda Santōka’nın yaşamına kısaca değindikten sonra haikularını Japoncadan çevirirken yine Japonya’da ilk Nobel Edebiyat Ödülü alan (1968) Kawabata Yasunari’nin yaşamına kısaca dokunup onun üzerine yazdığı “Usul Yürek” adlı şiiri ilginize sunuyor.